Kenar

Sevcan ve Defne Yüksel’in Hikayesi

IMG_4131
Bir çok hastalıkta olduğu gibi erken teşhis, alerji ile mücadelede de çok büyük önem taşıyor. Erken teşhis, kaçaksız bir diyet ve anne sütü sayesinde mutlu sonla biten bir hikaye… Henüz mutlu sona ulaşamamış annelere umut olmak için hikayesini bizlerle paylaşan Sevgili Sevcan Yüksel’e teşekkür eder, hikayesinin bir çok anneye örnek olmasını dilerim.

AA: Kısaca bize kendinizi tanıtır mısınız?
SY: Merhaba ismim Sevcan Yüksel, 30 yaşındayım. Fen ve Teknoloji öğretmeniyim, bebeğim doğduktan sonra 2 yıl ücretsiz izine ayrıldım. Kızım 2 yaşına girmek üzere ve ben 1 hafta önce mesleğime tekrar döndüm. 3,5 yıllık evliyim, yeni yerler görmek, seyahat etmek, yeni tadlar denemek, eşimle ortak zevklerimiz arasında.

AA: Kaç yaşında, kaç çocuğunuz var?
SY: Haftaya 2 yaşına girecek, dünyalar tatlısı bir meleğim var, ismi Defne…

AA: Çocuğunuzdaki gıda alerjisi belirtilerini ilk ne zaman fark ettiniz?
SY: İlk belirtilerimizi 1,5-2 aylıkken farkettim, akşam saatlerinde huzursuzluğu olduğu vakit… fakat çocuk doktorumuz bunun normal olduğunu, eğer uzun süre devam ederse araştıracağını söylediğinde rahatlamıştım. Fakat 1 hafta geçmeden kakasında gördüğüm iğne ucu kadar kan beni harekete geçirdi hemen. Doktor degiştirdim ve yeni doktorumuz teşhisi hemen koydu.

AA: Teşhis koyulana kadar nasıl bir süreç geçirdiniz?
SY: Teşhis koyulana kadar 1-2 hafta kadar süren huzursuzluğunu gaz sancısına yorduk, artan kaka sayısı dikkatimi çekince ve o noktasal kanı görünce hemen doktor değiştirmem ve teşhisin hemen koyulması yaptığım en doğru hareketmiş o dönemde…

AA: Teşhis koyulduktan sonra nasıl bir yol izlediniz?
SY: Teşhis koyulduktan sonra çocuk doktorumuz süt ürünleri ve yumurtayı kesmemi söyledi. 2 hafta yaptığım diyet sonuç vermeyince internetten araştırmalarım sonucunda Prof. Dr.Fügen Çullu Çokuğraş ismine rastladım. 1 ay sonrasına gün verebileceğini söyleyen sekreterine telefonda ağladım, telefonu kapattıktan 5 dk. sonra beni geri aradı ve ertesi güne randevu verdi…böylece tedavi sürecimiz hızlandı.

AA: Gıda alerjiniz tam olarak ne zaman geçti?
SY: Fügen Hocayla tedaviye başlamıştık, çoklu besin alerjimiz vardı. Tüm alerjik gıdaları kesmiştik ama hala yolunda gitmeyen şeyler vardı. Diyetime tam olarak cevap alabilmem için birçok gıdayı daha diyet listemden çıkardım. Uzun süre patates, zeytin ve yeşillikle beslendim. Ek gıdaya geçene kadar yeni besin denemedim desem yeridir. Her ay denemem gerekenleri doktorumuz belirliyordu ve biz hepsini sorunsuz geçiyorduk. Artık alerjimizin geçmiş olabileceğini doktorumuz da, ben de düşünüyorduk. İnek sütü ürünlerini 13 aylıkken denemeye başladık ve alerjimizin geçmiş olduğunu gördük. Keçi yoğurdu, peyniri ve yumurtayı yaşına gelmeden yemeye başlamıştı. Bu yüzden inek sütü için çok acelem de yoktu. 14 aylıkken inek peynirini parmağını batıra batıra iştahla yerken kameraya çekmiştim, en sevdiğim videosu odur…

AA: Bu süreçte sizi en çok zorlayan etken ne oldu?
SY: Bu süreçte beni en çok zorlayan yaptığım sıkı diyetten dolayı sosyal hayatımın kısıtlanması hatta bitmesi oldu. Emzirebilmek için iyi beslenmem gerekiyordu, o yüzden evde olup yiyebildiğim nadir gıdalardan bolca yiyip sürekli hoşaf içiyordum en büyük korkum sütümün kesilmesiydi neyse ki olmadı, 24 aylığız ve hala yenidoğan gibi emiyoruz.

AA: Size bu süreçte en çok destek veren kişi kim oldu?
SY: Bu dönemde en büyük desteği annemden gördüm, yiyeceklerimi özenle hazırlıyor ve günlük olarak eve getiriyor veya gönderiyordu. Alerjinin ilk zamanları bebeğimin altını değiştirmeye korkuyordum, ilk zamanlarda bizde kalarak paniğimi azaltmaya çalıştı sağolsun…
Eşimin desteğini de inkar edemem, bu dönemi hiç yemek ve temizlik yapmadan geçirdim bu konuda onun da büyük desteği oldu… Annem de, eşim de bu zor dönemde her türlü kaprisimi çekerek, her zayıflığıma anlayış göstererek psikolojimin sağlam kalmasına yardımcı oldular.

AA: Zamanı geri çevirebilme şansınız olsaydı alerji ile mücadelenizde neyi yapmak ya da yapmamak isterdiniz?
SY: Çok fazla üzülüp kendimi yıpratmazdım diyeceğim ama insanın elinde olmayan kesinlikle yapısıyla alakalı bir durum olduğunu biliyorum…

AA: Alerji ile yeni tanışan annelere neler önerirsiniz?
SY: Çok iyi bir doktor bulup doktorlarına güvensinler. Gıda denemelerini tek başına yürütmek çok stresli olurdu herhalde. Benim en büyük şansım her mailime tek kelimeyle de olsa dönen ve beni yönlendirip rahatlatan bir doktorumuzun olmasıydı.

AA: Ülkemizde gıda alerjisinin daha iyi tanınması ve geniş kitlelerce anlayış gösterilmesi için sizce neler yapılmalı?
SY: Kamu spotları yapılabilir, anne bebek dergilerinde bu konu detaylıca anlatılabilir, doğuma hazırlık kurslarında yine bahsedilebilir… Teşhisin geç koyulması malesef tedavi sürecini uzatıyor, nasıl olmalı bilmiyorum ama bu konuda çocuk doktorları da bilgilendirilmeli!!!

AA: Son olarak eklemek istedikleriniz?
SY: Tüm annelere yavruları ve aileleriyle sağlıklı huzurlu bir yaşam diliyorum. En kısa zamanda endişeleriniz son bulur ve minikleriniz her istediğini yiyip içebilir. Sevgiler…

IMG_4130

Reklamlar

Sevcan ve Defne Yüksel’in Hikayesi” üzerine bir yorum

  1. AA: dedi ki:

    yorumlar için teşekkürler sizi seviyorum minik bebeğiminizin bundan sonraki hayatını sağlıklı geçirmesini dileriz..

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s