Video

Ocak 2016 Seminer Görüntüleri

IMG_6176

Alerji ile Yaşam Platformu olarak Sağlık Uzmanları sitesinin hekimleri ile bir araya geldik ve kronik hastalık sahibi çocukların aileleri için yararlı bir seminer düzenlemeye karar verdik. 10 Ocak 2016 tarihinde, Elite Otel Dragos Maltepe’de Psikolojik Danışman~Okul Öncesi Eğitimcisi~Aile Danışmanı Gülşah Özgürler ve Psikolog Bahar Türk ile çok keyifli bir seminer geçirdik. Seminere ait özet videoları aşağıda bulabilirsiniz.

Sağlık Uzmanları Sitesinin ekibi ile Gülşah Özgürler ve Bahar Türk’e desteklerinden dolayı tekrar teşekkür ederiz.


Psikolojik Danışman~Okul Öncesi Eğitimcisi~Aile Danışmanı Gülşah Özgürler ile “Çocukluk Dönemi Gelişen Fiziksel Hastalıkların Aile İlişkilerine Etkisi”

Psikolog Bahar Türk ile “Çocuklarda Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır?”

Ocak Ayı Seminerleri

12096472_499900413523577_7294187078945037255_n

Alerji ile Yaşam Platformu olarak Sağlık Uzmanları sitesinin hekimleri ile bir araya geldik ve kronik hastalık sahibi çocukların aileleri için yararlı bir seminer düzenlemeye karar verdik.
Psikolojik Danışman~Okul Öncesi Eğitimcisi~Aile Danışmanı Gülşah Özgürler ile “Çocukluk Dönemi Gelişen Fiziksel Hastalıkların Aile İlişkilerine Etkisi” ve Psikolog Bahar Türk ile “Çocuklarda Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır?” konularının işleneceği ücretsiz seminerimize davetlisiniz!!!


10 Ocak 2016 Saat 11:00-13:00
Elite Otel Dragos~Maltepe


Seminerimiz ücretsizdir, kontenjan sınırlıdır, kayıt için alerjiileyasam@gmail.com

Seferihisar Baltalı Çiftliği Ziyaretimiz

IMG_4734

20 Kasım 2015 tarihinde Funda Özer Baltalı’nın daveti ile İzmir Seferihisar’da bulunan Baltalı Çiftliği’ni Alerjik Anneler olarak ziyaret ettik. Funda Hanım ile daha önce yaptığım söyleyişi esnasında gelişen bu davet bizleri çok sevindirdi. Keza çiftliğe sadece özel durumlarda ve kıstılı sayıda kişi alındığını biliyoruz. Ancak tesiste üretilen ürünlerin Alerjik Çocuklar için önemi söz konusu olunca Funda Hanım tesisi kendimizin gezip görmesini ve diğer alerjik çocuk sahibi ailelere de aktarmamızı istedi. Kendisine şeffaflıktan yana tutumundan dolayı tekrar teşekkür ediyor ve ülkemizde işini dürüstlükle yapan özellikle kadın girişimcilerimizin artmasını umut ediyorum.

Ayrıca bu gezi esnasında bana eşlik eden Alerji ile Yaşam Platformu üyelerimizden Ayşegül Avcı Toktaş, Gamze Çalışkan, Tuğba Mete ve Ümran Aydın Heybeli’ye de çok teşekkür ederim.

Gezimize öncelikle ana binadan başlayarak keçilerin ağılı, sağım tesisi ve süt/peynir/yoğurt üretim tesislerini gezerek devam ettik. Tesisin her noktasında hijyen koşullarına çok dikkat edildiği için tesis kapısında ayaklarımızı kireç havuzuna sokup dize kadar uzanan kalın galoşları kullandık. Bu gezi esnasında Funda Hanım’dan keçilerin yaşantısı, beslenmesi, süt üretimi ile ilgili değerli bilgiler edindik. Bu bilgileri sizlere eksiksiz olarak aktarabilmek adına kısa video çekimleri yaptım. Aşağıda konularına göre ayrılmış videoları izleyerek sizler de tesisin her köşesini bizzat görebilirsiniz.

Bölüm 1: Tesiste neden silek ilacı dahil hiç bir kimyasal ilaç kullanılmıyor? Sinekler doğal yöntemlerle nasıl yakalanıyor?

Bölüm 2: Keçilerin içme suyu nasıl denetleniyor?

Bölüm 3: Yıl boyunca süt elde etmek için kontrollü çiftleşme ve yavrulama nasıl sağlanıyor? Süt üretimini arttırmak için hayvanlara hormon veriliyor mu?

Bölüm 4: Süt sağımı otomatik olarak nasıl gerçekleştiriliyor?

Bölüm 5: Sağılan sütler ana tesise nasıl taşınıyor?

Bölüm 6: Tesis nasıl kuruldu ve neden keçi sayısı 1000 üzerine çıkmıyor?

Bölüm 7: Hayvanlar hangi yem ile besleniyor?

Bölüm 8: Keçilerde kontrollü yavrulama nasıl sağlanıyor?

Bölüm 9: Doğum sonrası anne keçi nasıl bir bakımdan geçiyor?

Bölüm 10: Hayvanlar hangi boya ile, neden boyanıyor?

Bölüm 11: Yavrular kolostrum(ağız sütü) alıyor mu, kolostrum süt üretimine karıştırılıyor mu?

Bölüm 12: Hayvanların dolaşma alanı yeterli mi? D vitamininden yararlanmaları için güneşte dolaşıyorlar mı?

Bölüm 13: Ana üretim tesisine nasıl giriş yapılıyor?

Bölüm 14: Pastörize işlemi nasıl uygulanıyor?

Bölüm 15: Penir/yoğurt üretimi nasıl yapılıyor?

Ayşegül Avcı Toktaş

Çiftlikte keciden başka hayvan yok. Onların doğal hayattaki koşullarına uygun olarak yaşamaları için çaba sarfediliyor.Yemler bile içinde herhangi bir zararlı madde olup olmadığı ile ilgili analizden geçiyor. Beni en çok etkileyen de herhangi bir nedenle ilaç verilmesi gereken hayvanın kulağından cipte bu bilgi kayıtlı olduğundan yanlışlıkla bu hayvan Sağım makinesine gelse dahi makinenin onu sağlamaması oldu. Tesiste teknoloji çok iyi kullanılmış. Süt şişeleri kapaklarına varıncaya kadar steril ediliyor. Funda Hanım’ın şu son dediği çok etkileyiciydi: Kendi kızıma yedirmeyeceğim hiçbir ürünü satmam. Biz çiftliği , Funda Hanımı, diğer çalışanları ve keçileri çok sevdik . Gönül rahatlığıyla çocuğuma yediriyorum ürünlerini . Baltalı markası olmasaydı ne yapardım bilemiyorum. Misafirperverliği, içtenliği için Funda Hanım’a ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Yolunuz açık olsun.

Gamze Çalışkan

Hayatınızda bir an bile keçi olmak istediniz mi? Funda Hanım’ın çiftliğini görmeden önce ben de hiç istemezdim muhtemelen, hatta böyle bir fikir bile saçma gelirdi. Ama o muhteşem çiftlik hayatı yeniden sorgulatıyor insana… Muhteşem derken nicel bir muhteşemlik değil bu, olabildiğine nitel. Keçilerin psikolojisinin bile hesaba katıldığı muhteşemlik. Her şey hijyenik, herkes sorumluluğun bilincinde ve fazlasıyla müşteri memnuniyeti odaklı bir çiftlik. Bir ev ortamı kadar sıcak, çok uluslu bir şirket kadar profesyonel. Her anne zamanı geldiğinde çocuklarına gözü kapalı bu çiftliğin ürünlerinden tattırabilir çünkü bu çiftlikte mutfaktaki aşçı sizsiniz…

Tuğba Mete

Baltalı çiftliğine girerken ilk olarak ayakkabılarımızı kirece basarak girdik. Yani içeri girerken bile hijyene önem veren bir çiftlikle karşılaştım. Güler yüzlü ve sıcak kanlı insanlar karşıladı bizi, açıkçası bu kadar ilgiyi beklemiyodum. İçerde Funda Hanım gayet sıcak karşıladı bizi, biraz hoş sohbetin ardından çizmelerimizi giyip çiftliği gezmeye başladık. Sağlık ve hijyen açısından her şey düşünülmüş.
Çiftlikte keçi ağıllarını gezdikten sonra sütler cam şişelere doldurulurken cam pencere arkasından izledik. Cam şişelerin kapaklarının bile öncesinde yıkanıp sonra şişelere kapatıldığını belirtti Funda Hanım. Çalışanların evinde hayvan beslemesinin yasak olduğunu da söyledi brusella hastalığı yayılmasın diye. Mesala ürünlerin yapıldığı yerde biz lavaboyu kullanamadık çünkü sadece çalışanların kullanılmasına izin veriliyor ve çalışanlar lavaboya girip çıktıktan sonra tüm kıyafetlerini değiştirdiklerini de belirtti Funda Hanım. Her defasında mı soruma “evet her defasında” dedi. Çiftlikte sinek ilacı bile kullanılmıyor. Her tarafa şekerli su konulmuş sinekler için, ayrıca fareler için de özel kutular var onlarda kesinlikle kimyasal değil. A dan Z ye her şeyin düşünüldüğü bir çiftlik. Bu kadarını beklemiyordum açıkçası . Mesela tereyağın kağıt kabının değiştirilmesi talebimize Funda Hanım, plastik ürün kullanmam dedi. “Ben kızımın kullanmasını istemediğim ürünleri başka çocukların kullanmasını da istemem, vicdanım buna izin vermez.” diye de ekledi.
Anlat anlat bitmez çiftlik gezimiz. Özlem Hanım’a böyle bir organizasyon ayarladığı için çok teşekkür ederim, keşke sizlerinde görme imkanı olsaydı. Benim kızım henüz keçi sütü içemiyor ancak içiren anneler gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.

Ümran Aydın Heybeli

Baltalı ürünleri gerçekten kusursuz, %100 keçi ve çiftlikte hersey düşünülmüş. Sterilizasyon ve hayvanların beslenme şekli çok önemli, hayvanların beslenmesi için özel meralar ekilip biçiliyor ve kontrolden geçtikten sonra çiftliğe getiriliyor ve her sağımdan önce meme bakımı yapılıyor, üç ayda bir hayvanların rutin kan tetkiklerine bakılıyor. İnanılmaz bir disiplin ve iş aşkı ile yapılıyor, hayran kaldım.

Alerji ile Yaşam Platformu üyeleri adına, başta Funda Özer Baltalı olmak üzere tüm Baltalı Çiftliği çalışanlarına misafirperverlikleri için teşekkür ederiz. Daha çok alerjik çocuğun keçi sütü ürünlerini tolere ederek bu sağlıklı gıdalardan faydalanmalarını temenni ediyoruz. Öğle yemeğinde bizlere servis edilen keçi yoğurdu, kefiri ve keçi sütü ile yapılan bademli muhallebiyi tüm annelerimizin denemesini tavsiye ederiz.

IMG_4735

Aralık Ayı Etkinlik ve Seminerleri

WORKSHOP/ATÖLYE ÇALIŞMASI


IMG_4668

5 Aralık Cumartesi günü, saat 14:00’de Kanyon Alışveriş Merkezi’ndeki Macrocenter Mutfak Atölyesinde Baltalı Kolay Yoğurt Mayalama Etkinliğimiz olacaktır. Baltalı şefleri tarafından aramızdan belirlenen 6 anneye bizzat Baltalı kolay yoğurt mayalaması uygulamalı olarak gösterilecek, diğer annelerimiz de bu uygulamayı izleyebileceklerdir.

Etkinliğe çocukla katılım mümkündür ancak yoğurt ve diğer keçi ürünlerinin tadımı söz konusu olabileceği için, henüz keçi sütü ürünleri yemeyen ve diğer insanları yerken görünce olumsuz yönde etkilenebilecek çocuğunuz varsa bunu baştan bilmek gerekir. Yanınızda kapaklı cam bir kase getirerek bir gün önceden hazırlanmış yoğurtlardan mayalık temin edebilirsiniz.

Etkinliğimiz ücretsizdir, kayıt için lütfen Alerji ile Yaşam Platformu‘ndan Selen Vasfıoğlu’na ulaşınız. Facebook kullanıcısı değilseniz alerjiileyasam@gmail.com adresine email gönderiniz.

 

SEMİNER

Ekran Yakalamaları23

Modern Çağın Salgını: Alerji

Alerjik Anne bloğunun yazarı ve Alerji ile Yaşam Platformu kurucusu Özlem Ceylan, 40 yıldır beraber yaşadığı alerji serüvenine 5 yaşındaki ileri derecede besin alerjisine sahip oğlunun da eklenmesi ile biriktirdiği bilgi ve tecrübeleri sizlerle paylaşmak adına 16 Aralık Çarşamba 2015 tarihinde Happy Nest’te olacak.

Modern çağın salgın hastalığı alerji ve onunla nasıl yaşanacağına dair ipuçlarının paylaşılacağı seminerde;

  • Alerji nedir? Anne çocuğunda hangi belirtilere dikkat etmelidir?
  • Hangi durumda hangi uzman hekime başvurulmalıdır?
  • Alerji teşhisinde kullanılan test ve yöntemler nasıl uygulanır?
  • Anafilaksi nedir? Anafilaksi acil eylem planı nasıl hazırlanmalıdır?
  • Besin alerjisi nedir? Genel alerjen besinler hangileridir?
  • İnek sütü alerjisi ve laktoz intoleransı arasındaki fark nedir?
  • Besin alerjisinde eliminasyon diyeti nasıl uygulanır?
  • Alerji çocuklara nasıl anlatılmalıdır?

konularında Özlem Ceylan kendi bilgi ve deneyimlerini aktararak kafanızdaki soru işaretlerini cevaplandıracak. Alerji teşhisi olan bir çocuğunuz varsa veya çocuğunuzda alerji olabileceğine dair şüpheleriniz mevcutsa seminerde paylaşılacak bilgiler sizlere ileriye yönelik ışık tutacak.

16 Aralık Çarşamba, saat 11:00-13:00

Ücretsiz

Rezervasyon 212 257 87 87

Adres bilgileri için http://www.happynest.com.tr

KERMES

TED-Ronesans

TED Rönesans Koleji Yeni Yıl Kermesi’nde Alerji ile Yaşam Platfomu olarak bizler de bir stand kuracağız. Standımızda herhangi bir ürün satışı olmayacak, esas amacımız gerek velileri gerekse okul personelini ve kermes ziyaretçilerini Alerji konusunda bilgilendirmek olacaktır. Katılım herkese açıktır, ücretsiz olarak bu etkinliğe katılıp bilgi almak için standımıza uğrayabilirsiniz.

19 Aralık Cumartesi, saat 10:00-17:00

TED Rönesans Koleji Maltepe Kampüsü

Ücretsiz

Adres bilgileri için www.tedronesans.k12.tr

ted-ronesans_4

Funda Özer Baltalı ile Söyleşi

Baltalı

26 Ekim Pazartesi günü Baltalı Çiftliği’nin sahibi Funda Özer Baltalı le bir araya geldik. Funda Özer Baltalı tarafından, 2009 yılında İzmir Seferihisar Düzce köyünde kurulan Baltalı Çiftliği tamamen Saanen cins keçilerden oluşmakta. Bu keçilerden sağılan sütlerin işlenmesi için yine 2010 yılında tesise eklenen mandıra günde 10 ton süt işleme kapasitesine sahip. Yüksek süt verimi olan, 365 gün sağım yapılabilen cins keçilerden oluşan Baltalı Çiftliği, bugün Avrupa’nın en büyük ve modern keçi çiftliklerinden biri olarak gösteriliyor.

%100 keçi sütü ve keçi sütü ürünleri üreten Baltalı Çiftliği, inek sütü alerjisi olup keçi sütünü tolere edebilen alerjik çocuklar için büyük önem taşıyor. Ben de Alerji ile Yaşam Platformu olarak kafamızdaki tüm sorularımızı bizzat Funda Özer Baltalı’ya yönlendirdim ve kendisinden aşağıdaki detaylı yanıtları aldım.

AA: Baltalı Çiftliği’nde keçi hariç herhangi bir hayvan besleniyor mu?

FB: Hayır, tesiste sadece keçi besliyoruz. Herhangi bir bulaşıcı hastalık riskine karşı çiftlikte tavuk, kedi, köpek gibi hayvanlar dahi bulunmuyor. Dışarıdan giren sokak hayvanlarını canlarını incitmeden tesisten uzaklaştırıyoruz.

AA: Baltalı ürünleri sadece kendi çiftliğindeki keçilerin sütünden mi üretiliyor?

FB: Hem kendi çiftliğimizdeki keçilerin sütünü hem de anlaşmalı olduğumuz, sıkı denetim uyguladığımız çiftliklerden topladığımız sütleri kullanıyoruz. Bu çiftliklerde de herhangi bir süt bulaşması olmaması açısından inek beslenmiyor. Hatta herhangi bir diğer cins hayvan beslenmemesi kuralı koyuyoruz.

AA: Bu çiftliklerin denetimi nasıl yapılıyor?

FB: Her gün bu çiftliklerden süt toplamaya giden ekibimiz önce yurtdışından temin ettiğimiz bir hızlı kit sayesinde sütleri denetliyor. İlk testten geçen sütler araçlara bindirilip tesise getiriliyor. Herhangi bir ihtimale karşı burada ikinci bir test uygulanıyor ve ikinci test sonucu da güvenilir çıkarsa sütler tesise sokulabiliyor. Bu testlerde antibiyotik, koyun ve inek sütünü ayırt etme, pH kontrolü yapılıyor. Süt topladığımız çiftliklerle yaptığımız sözleşme gereği testler güvenilir çıkmazsa sütü teslim almıyoruz ve o çiftliğe tek bir hak daha veriyoruz. İkinci kez sütü testten geçemeyen çiftlik ile sözleşmemizi feshediyoruz. Şüphe duyduğumuz sonuçlar için de süt örneğini Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ne gönderip kontrol ettiriyoruz.

AA: Keçiler yıl boyunca ne ile besleniyorlar?

FB: Yıl boyunca yonca, saman ve kaba yem tabir edilen şekilde besleniyorlar. Yoncayı temin ettiğimiz belli başlı güvenilir çiftçiler var. Yonca ile beraber flake adı verilen pancar-yulaf-fesleğen-kekik karışımı da tüketiyorlar. Zaten doğada serbest gezen keçiler de bu tip bir beslenme şekline sahip.

AA: Keçiler serbest olarak gezip güneş ışınlarından yararlanıyor mu?

FB: Keçilerin serbest dolaşması için çiftlikte sınırlı bir alan kullanıyoruz. Aksi takdirde keçiler kontrolsüz bir bölgede yememeleri gereken bir şeyi yiyerek hastalık kapabilir ve süt kalitesi bozulabilir.

AA: Keçilere herhangi bir aşamada antibiyotik tedavisi uygulanıyor mu?

FB: Biz keçilere herhangi bir hastalık söz konusu olmadıkça antibiyotik vermiyoruz. Topladığımız sütleri de antibiyotik kontrolünden geçirmeden tesise kabul etmiyoruz. Eğer bir hayvan hastalık nedeni ile antibiyotik tedavisi görecekse önce tecrit ediyoruz, tedavi sonrası da yasal zorunluluk süresi olan 30 gün geçse dahi sütü antibiyotikten arınana kadar üretime eklemiyoruz. Çünkü kendi yaptığımız testlerde bu sürenin 92 günü bile bulabileceğini tespit ettik. Keçilerin herhangi bir kimyasala maruz kalmaması için tesisimizde yazın sinek ilacı dahi kullanmıyoruz.

AA: UHT süt için Dimes’in tesislerini kullanıyorsunuz. Peki Dimes kendisi inek sütü üretiyor. Bu sütlerde bulaşma ihtimali söz konusu olabilir mi?

FB: Dimes ile anlaşmamız gereği kendi keçi sütümüz tesise girmeden önce UHT cihazı çok sıcak buhar ile iki kez dezenfekte ediliyor. Aksi takdirde hem süt bulaşması hem de bakteri üremesi söz konusu olabilir. Yine üretimin başından ve sonundan numuneler alınarak analiz yapılıyor.

AA: Sizce anneler çiftçilerden temin ettikleri çiğ sütü mü, homojenize edilmiş cam şişelerdeki günlük sütü mü yoksa tetrapak kutularda satılan UHT sütü mü tercih etmeli?

FB: Ülkemizde maalesef kontrolsüz çiğ süt satımı yapılıyor. Bu sütlere baktığımızda hem Brusella gibi bulaşıcı hastalıklar hem de hayvana verilen yem/ilaç konusunda riskler var. Mesela biz süt topladığımız çiftliklerde sıkı denetim uyguluyoruz. Diyelim ki sütte antibiyotik tespit ettik ve bu sütü kabul etmedik, çiftçi o sütü dökmüyor ve başka kanallar aracılığı ile satıyor olabilir. Bu nedenle her zaman denetimden geçtiğine emin olduğumuz sütleri tercih etmeliyiz. Daha doğal olsun diye çiftliklerden temin edeceğiniz süt hangi hayvanlardan sağılıyor, bu hayvanlar ne ile besleniyor mesela yol kenarında üzerine egzoz dumanı yapışmış otlarla mı besleniyor emin olmanız mümkün değil.

Öte yandan cam şişedeki günlük sütler ile UHT tekniği ile kutulanmış sütler arasında besin değeri açısından fark var. Bu nedenle birinci öncelik cam şişedeki günlük sütler olmalıdır, bulunamadığı takdirde UHT sütler tercih edilebilir.

AA: Keçilerin belli bir çiftleşme ve yavrulama süresi oluyor. Bu süre dışında süt üretimi nasıl kesintisiz olarak sağlanabiliyor?

FB: Bizim tesisimizde erkek keçi Tekeler dişilerden ayrı bir bölümde tutuluyor. Süt ihtiyacına göre tekeler dişilerle buluşturulup kontrollü çiftleşme ve yavrulama sağlanıyor. Doğada tekeler dağa tırmanıp dişilerden uzaklaştığı için çiftleşme zamanı daha kısıtlı oluyor. Çiftlik koşullarında bu süreci hayvanların doğal yaşantısını bozmadan kontrollü olarak sağlayabiliyoruz. Bir dişi keçi 24 ay süt verebiliyor. Kışın süt azalması yaşanabiliyor, mesela peynirlerimizi kış aylarından ziyade yaz aylarında üretiyoruz.

AA: Beyaz peynir bazen yumuşak, bazense sert oluyor. Tuzunun çıkması için suda beklettiğimizde yumuşak kıvamdaki peynir iyice dağılabiliyor. Bunun nedeni nedir?

FB: Öncelikle peynirlerimizde koruyucu katkı maddesi kullanmıyoruz. Bu nedenle tuzu koruyucu olarak ekliyoruz. Dediğiniz gibi anneler bir gece önceden peyniri suda bekletip tuzunun azalmasını sağlayabilir. Peynirin yumuşak veya sert olmasının nedeni ise tamamen eski usul elle yapımı tercih etmemizden. Mayalanan peynir Fransa’dan gelen özel paslanmaz çelik kalıplara elle bastırılıyor. Bu işlem esnasında her bir çalışanın eşit kuvvet uygulaması, her kalıptan suyun eşit miktar süzülmesi mümkün değil. Bu nedenle tamamen doğal yolla üretim yaptığımız için partiler arası farklılıklar oluşabiliyor.

AA: Cam şişedeki sütlerin dibinde bazen çökelti ile karşılaşıyoruz. Bunun nedeni nedir?

FB: Bunun nedeni keçi sütünün içindeki yağın mevsimsel olarak değişiklik göstermesidir. Bu bir bozulma belirtisi değildir. Ayrıca tüm pastörize sütler tekrar kaynatılınca kesilme gözlenebilir.

AA: Peki sütün bozulduğunu nasıl anlayabiliriz?

FB: Keçi sütü bozulduğunda kokusu çok ağırlaşır. Zaten kullanıcı ağır kokuyu mutlaka hissedecektir.

AA: Keçi tereyağında da ağır bir koku olduğunu düşünen anneler mevcut. Bu kokunun nedeni keçi sütünün karakteristik özelliğinden mi kaynaklanmaktadır?

FB: Aslında bizim beslediğimiz keçilerin sütü ve bu sütten elde edilen ürünler çok ağır kokmaz. Hatta ağır kokmadığı için %100 keçi sütü kullanmadığımıza inananlar da oldu. Özelikle Halep keçilerinin sütü daha yağlı ve ağır olur. Süt temin ettiğimiz tek bir çiftlikte Halep keçisi bulunuyor ancak önümüzdeki sezon Halep keçisi sütü kullanmamayı düşünüyoruz.

AA: Organik süt üretmeyi düşünüyor musunuz?

FB: Organik süt üretmek dediğinizde bu maalesef günümüz koşullarında gerçekleştirmesi oldukça güç bir durum. Çünkü hayvanın yediği yoncanın ekildiği tarlanın tüm yan tarlaları dahi belli bir süre boyunca sadece organik tarım yapıyor olmalı. Öte yandan yoncayı organik olarak ekip yetiştirsek dahi üzerine yağan yağmurun asit oranı dahi çok önemli. Birçok üretici kolay yollardan organik sertifika temin edebiliyor ancak biz inanmadığımız bir şeyi sadece belge alarak yapıyormuşuz gibi göstermek istemiyoruz. Hayvanlarımızı güvenilir yemle besleyip üretimin her aşamasında sıkı kontrol uyguluyoruz.

AA: Laktozsuz keçi sütü üretmeyi düşünüyor musunuz?

FB: Keçi sütünün laktoz oranı zaten inek sütüne oranla çok daha düşük. Bu nedenle inek sütündeki laktozu tolere edemeyen kişiler keçi sütünü tolere edebiliyor. Bu nedenle laktozsuz keçi sütü üretmeye ihtiyaç duymuyoruz.

AA: Baltalı kolay yoğurdu mayalamakta güçlük çeken annelerimiz var. %100 keçi yoğurdu üretmeyi düşünüyor musunuz?

FB: Evet keçi yoğurdu üretmeyi düşünüyoruz ancak keçi yoğurdu taşıma esnasında sallandıkça sulanır. Bu yoğurt nihai kullanıcıya ulaşana kadar ayran kıvamına gelebilir. Yoğurdu katılaştırmak için içine herhangi bir katkı maddesi eklemek de istemiyoruz. Bu nedenle kese yoğurdu kıvamında bir yoğurt üretmeyi düşünüyoruz. Böylece tüketici yoğurdu kendisi sulandırarak dilediği kıvamda tüketebilecek.

AA: Çocuklar için minik paketlerde yoğurt üretimi yapmayı da planlıyor musunuz?

FB: Evet böyle bir proje de planlarımız içerisinde mevcut. Aç/bitir tarzında. Hatta daha önce okul kantinlerine keçi sütü satılması konusunda da girişimlerimiz olmuştu. Talepte bulunan okul kantinlerine keçi sütü ve süt ürünlerimizden kendimiz gönderi yapabiliriz.

AA: Peki meyveli yoğurt hakkında ne düşünüyorsunuz?

FB: Meyveli yoğurt üretmeyi de düşündük ancak bugün piyasada meyveli yoğurt diye satılan ürünlerde meyve değil suni aromalar kullanılıyor. Suni bir aroma kullanmayı tercih etmiyoruz. Gerçek meyve eklenmesi taraftarıyız. Bu durumda meyvenin oksitlenip kararma ihtimali var. Yurt dışında satılan bir muz püresi mevcut ancak içeriğini iyice incelemeden böyle bir üretime girmemiz söz konusu değil. Daha önce çikolatalı süt üretmiştik, içindeki çikolata marine edilmiş gerçek çikolataydı. Talep geldiği müddetçe tekrar üretim gerçekleştirebiliriz.

AA: Yaz ayları için keçi dondurması üretmeyi düşünüyor musunuz?

FB: Keçi dondurmasının hem nakliye zorluğu hem de sadece 21 günlük raf ömrü olması nedeni ile ancak çok kısıtlı miktarda üretebiliriz.

AA: Daha önceki röportajlarınızdan keçi maması yapmak gibi bir planınız olduğunu biliyorum. Bu projeniz ile ilgili gelişmeler nelerdir?

FB: Evet doğal bir yöntemle keçi sütü tozu üretmeyi planlıyoruz. Bu yöntemde keçi sütü çok sıcak bir plakaya püskürtülerek yüksek ısıda kurutulup toz haline dönüştürülüyor. Bu süt tozu da sulandırılarak ya da sıvı gıdalara karıştırılarak kullanılabiliyor. Bu proje üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.

AA: Süt ve süt ürünlerinin özellikle yaz aylarında soğuk zincirde taşınması çok önemli. Bu konuda nelere dikkat ediyorsunuz?

FB: Teslimat yaptığımız her noktaya ürünlerimiz kuru buz ve köpüklü muhafaza ile taşınıyor. Ancak satış noktasında da soğuk zincirin korunması çok önemli. Şu an İstanbul, Ankara ve Bursa illeri için Tazedirekt üzerinden online satışlarımız başladı. Kendi online satış sitemizi de en kısa sürede aktif hale getirip Türkiye’nin her yerindeki kullanıcılara ulaşmayı hedefliyoruz.

AA: Biz Alerjik Annelere zaman ayırıp sorularımızı içtenlikle cevapladığınız için teşekkür ederiz.

FB: Alerjik çocuklar için bizim ürünlerimizin önemini çok iyi biliyoruz, bu nedenle hem ürün kalitemiz konusunda taviz vermiyor hem de ürün gamımızı zenginleştirmek için yeni projeler üzerinde çalışıyoruz. Çocuklarımızın sağlıklı büyümesi bizlerin de her zaman önceliği olacaktır.

1ef2fc7

Modern Çağın Salgını:Alerji Semineri

Ekran Yakalamaları23

Modern Çağın Salgını: Alerji

Alerjik Anne bloğunun yazarı ve Alerji ile Yaşam Platformu kurucusu Özlem Ceylan, 40 yıldır beraber yaşadığı alerji serüvenine 5 yaşındaki ileri derecede besin alerjisine sahip oğlunun da eklenmesi ile biriktirdiği bilgi ve tecrübeleri sizlerle paylaşmak adına 21 Ekim Çarşamba 2015 tarihinde Happy Nest’te konuğumuz oluyor.

Modern çağın salgın hastalığı alerji ve onunla nasıl yaşanacağına dair ipuçlarının paylaşılacağı seminerde;

  • Alerji nedir? Anne çocuğunda hangi belirtilere dikkat etmelidir?
  • Hangi durumda hangi uzman hekime başvurulmalıdır?
  • Alerji teşhisinde kullanılan test ve yöntemler nasıl uygulanır?
  • Anafilaksi nedir? Anafilaksi acil eylem planı nasıl hazırlanmalıdır?
  • Besin alerjisi nedir? Genel alerjen besinler hangileridir?
  • İnek sütü alerjisi ve laktoz intoleransı arasındaki fark nedir?
  • Besin alerjisinde eliminasyon diyeti nasıl uygulanır?
  • Alerji çocuklara nasıl anlatılmalıdır?

konularında Özlem Ceylan kendi bilgi ve deneyimlerini aktararak kafanızdaki soru işaretlerini cevaplandıracak. Alerji teşhisi olan bir çocuğunuz varsa veya çocuğunuzda alerji olabileceğine dair şüpheleriniz mevcutsa seminerde paylaşılacak bilgiler sizlere ileriye yönelik ışık tutacak.

21 Ekim Çarşamba, saat 11:00-13:00

Ücretsiz

Rezervasyon 212 257 87 87

Adres bilgileri için http://www.happynest.com.tr