Yeni Epinefrin Enjektörleri Piyasada!

image
Hayati risk taşıyan anafilaktik şok esnasında kişiye enjekte edilmesi gereken Epinefrin(Adrenalin) oto enjektör ülkemizde sadece Epipen markası altında temin edilmekte. Oysa şu an dünyada Epinefrin oto enjektörlerin daha yeni ve gelişmiş versiyonları satışa çıkmış durumda.

Sanofi firması tarafından üretilen ve 2012 yılında FDA’dan ruhsat alan Auvi-Q, Epipen’e oranla daha küçük, taşıması daha kolay ve kullanıcıyı sesle yönlendirerek panik anında yapması gerekenleri anlatan bir ses kaydına sahip. Ayrıca Auvi-Q ile adrenalini enjekte etmek için 5 saniye gibi kısa bir süre yeterli oluyor. Henüz sadece Amerika’da satılan Auvi-Q kolay kullanım açısından daha çok tercih ediliyor.

Öte yandan İngiliz Namtall AB ilaç firması 2013 yılında Emerade isimli ilk uzun iğneli oto enjektörü geliştirdi. Bu sayede adrenalinin daha derine nüfus ederek bir an önce kana karışıp daha hızlı etki etmesi sağlanıyor. Ayrıca diğer enjektörlerin aksine 30 ay raf ömrü olan Emerade, 3 farklı doz seçeneğine de sahip. Emerade oto enjektör şu an İngiltere, Almanya ve İsveç’te satışta bulunuyor.
image

Kullanım kolaylığı sağlayan bu gelişmiş oto enjektörlerin yakında ülkemizde de satışa sunulmasını ümit ediyoruz…

Auvi-Q hakkında detaylı bilgi için bu linki ve Emerade için de bu linki tıklayabilirsiniz.

Reklamlar
Kenar

Berrin ve Selimhan Özyavuz’un Hikayesi

imageSevgili Berrin Özyavuz’a alerji ve anafilaksi ile tanışma hikayelerini bizlerle paylaştığı için teşekkür eder, minik Selimhan’ın bir an evvel sağlığına kavuşmasını dilerim.

AA: Kısaca bize kendinizi tanıtır mısınız?
: Adım Berrin. 26 yaşındayım, eşimle 5 yıldır evliyiz. Selimhan ilk çocuğum. Hamileliğimden beri onun için en sağlıklısı neyse onu yapmaya çalıştık. Ben hastanede, eşim adliyede çalışıyor.

AA: Kaç yaşında, kaç çocuğunuz var?
: 2,5 yaşında bir oğlum var.

AA: Çocuğunuzdaki gıda alerjisi belirtilerini ilk ne zaman fark ettiniz?
: İlk 6 ay anne sütünden başka hiçbir şey vermedim. Çok ağlayan, kusan, kolik sancıları olan bir bebekti. Çevremdekilerin doymuyor bu çocuk demesiyle 6. ayda milupa mama alıp denedik. Gece karanlıkta biberonla verdim daha sonra kusmasıyla ışığı açtığımda çocuğun kızardığını ve arkasından ishal, nefes darlığı, öksürük, hırıltı… Zehirlendiğini düşünerek soluğu hastanede aldık. Acilde müdehale edildikten sonra bize alerji uzmanına gitmemizi söylediler.

AA: Teşhis koyulana kadar nasıl bir süreç geçirdiniz?
: İlk bebeğim olduğu için anormalliği fark edemedim. 6 ay boyunca kusma, bir kabız, bir ishal, çok ağlayan, huzursuz bir bebekti. Çevremdekilere söylediğimde herkes öyle büyüyor alışırsın deyip durdular. 1 yaşına kadar uykusuz geceler, sabaha kadar arabada dolaştırmalar beni de eşimi de çok yıprattı. İlk süt denememizin hüsranının ardından alerji uzmanına götürdük testler, tahliller yapıldı ve sonuç olarak süt ve yumurta alerjisi teşhisimiz kondu ve en ağır şekilde Anafilaksi geçirdiğini öğrendik.

AA: Teşhis koyulduktan sonra nasıl bir yol izlediniz?
: Teşhis koyulduğunda 6 aylıktı. Oğlumun deri testi pozitif, kan testi pozitif ama anne sütünden geçmiyor. Rapor çıkardık, pregomin mama aldık ama tadı çok kötü olduğu için oğlum yemeği kabul etmiyordu. Yaptığım çorbalara, bir de sütsüz kahvaltılık mamalara pregomin karıştırıp zorla yedirmeye çalışıyordum. Çok iştahsızdı oğlum, 2 yaşına kadar anne sütüyle devam ettik, anne sütünü kestikten sonra pregaminle devam ettik. Sürekli Alerji uzmanının takibinde kaldık. 2 ayda bir alerjik astım, arkasından zatürre geçirip sürekli hastanede yatmak zorunda kaldık. Doktorumuzun bu kadar hassas bir çocuğu sürekli unutması her gittiğimizde aa öylemi demiştim yok böyle yapın artık demesi süreci daha da zorlaştırdı. 1,5 yaşındayken İzmir’e Esen Demir hanıma götürdük. Orada tahlil sonuçlarına bakmadan uyardığım halde yükleme yaptılar. Birkaç saniye sonra tekrar anafilaktik belirtiler ortaya çıktı. Hemen adrenalin yapılıp sonlandırıldı. İlk defa bu kadar yüksek vaka olduğunu söylediler. Yükleme sonrasında aylar süren astım atakları geçirdi. Şimdi ise tekrar Ankara Hacettepe’ye götürüceğiz. Hiçbir hastane başka yerin tahlillerini, testlerini kabul etmediği için deneme tahtası gibi çocuğum aynı şeyleri yaşıyor ve ben cesaret edip götüremiyorum.

AA: Bu süreçte sizi en çok zorlayan etken ne oldu?
: Çevremdekilerin alerjiyi basite alması beni çok zorladı. Bir türlü onlara Selimhan’ın hassas bir çocuk olduğunu, iştahsızlığının, sürekli hastalanmasının süt ve yumurta alerjisinden olduğunu anlatamadım. Her hasta olduğunda herkes beni suçluyor, çocuğa bakamadın diye saçma sapan cümleler kuruyordu. Çalışıyorum diye kreşe göndermek zorunda kaldım. Orda kaçak olmasıyla birkaç defa anafilaksi tehlikesi geçirdi. Hastaneye gittiğimizde oğlum çok kötü bir durumdaydı, nefes alamıyordu ama yine de beni görünce anneee diye ağlaması hala gözümün önünden gitmiyor. Daha sonrasında kortizonlu ilaçlar, antibiyotikler, antihistaminikler kullanmak zorunda kalıyorduk. Çevremdekilerin duyarsız davranışı çocuğumun önünde sütlü şeyler yemeleri beni çok üzüyor. Gezmelere gittiğimiz zaman Selimhan’ı alıp başka odaya geçip ikramın kalkmasını bekliyoruz.

AA: Size bu süreçte en çok destek veren kişi kim oldu?
: En büyük destekçim eşim tabi ki. Ama Selimhan’ın anneannesi, babaannesi, dedeleri, teyzeleri ve halasıda bu konuda destekçim.

AA: Zamanı geri çevirebilme şansınız olsaydı alerji ile mücadelenizde neyi yapmak ya da yapmamak isterdiniz?
: Alerjisini ilk tesbit ettiğim gibi Ankara Hacettepe’ye götürmek isterdim. Gerekirse oğlumun sağlığı için il değiştirirdim. Ama sanırım çok geç kaldık. Değerlerimiz 3’tü, 107 oldu. Doktorlar artık ergenliğe kadar hatta daha fazla sürebileceğini söylüyorlar.

AA: Çocuğunuza alerjisini nasıl anlattınız? Bazı gıdaları yiyememesini nasıl açıkladınız?
: Daha küçükken anlamıyordu uzak tutabiliyorduk. Ama şimdi sürekli sorular soruyor. Anne neden ben yiyemem diye? Bende oğlum sen özel bir çocuksun. Her çocuğun bir özelliği var. Bu da senin özelliğin senin özel sütün var, sen sadece onu içebilirsin. Başka sütlerden yersen veya değerse kaşınırsın, öksürürsün, hasta olursun sonra yine sen üzülürsün diyorum. “Tamam anne yemem o zaman , hasta olmamam lazım” diye cevap veriyor. Markete gittiğimizde sadece lays klasik yiyebildiğini biliyor, “Bu benim öbürleri de sizin anne, ben onlardan yiyemem hasta olurum” diyor. Tabi çocuk bazen pasta falan görünce istiyor, çok zorlanıyorum oturup ağlıyor, anneyim dayanamıyorum bazen bende dayanamayıp ağlıyorum…

AA: Alerji ile yeni tanışan annelere neler önerirsiniz?
: Alerjik çocukları olan ailelere iyi bir doktor bulmalarını ve sürekli düzenli takip ettirmelerini tavsiye ederim. Derdi veren Rabbim dermenda verecektir. Sabırlı olmalarını ve bu hastalığın umutsuz olmadığını söylemek isterim. Hiç geçmese bile çocuklarımız sağlıklı, ayakta gezip dolaşıyorlar, konuşuyorlar. En fazla ömür boyu etraflarında sürekli yediğini kontrol edecek annesi ve babası olacak.

AA: Ülkemizde gıda alerjisinin daha iyi tanınması ve geniş kitlelerce anlayış gösterilmesi için sizce neler yapılmalı?
: İnsanlar gıda alerjisi konusunda çok yetersiz. Televizyonlar alerji konusuna daha çok yer vermeli. Okullarda ve kreşlerde alerji konusunda zorunlu bilgilendirme yapılmalı.

AA: Son olarak eklemek istedikleriniz?
: İlk hamileliğim, ilk göz ağrım, canım oğlum Selimhan’ım… Şu anda rabbimden tek istediğim oğluma bir an önce şifa ve bana oğluma en iyi şekilde bakma gücü, kuvveti vermesi. Her şekilde yavrumun sağlığı için mücade edeceğim. Ona sahip olmanın güzel yanı ise; onun sayesinde en başta anne, daha sonra iyi bir aşçı, iyi bir bakıcı, iyi bir temizlikçi, iyi bir psikolog ,iyi bir doktor… oldum. Tek korkum yavrumun anafilaksi riski hayati tehlikesi Allahım esirgesin. Bi’tanecik oğlum seni çok ama çooook seviyorum.

image

Kenar

Begüm ve Alya Uçar’ın Hikayesi

imageMinik Alya’nın hikayesini dinleyen herkesin onun bir mucize bebek olduğu konusunda hemfikir olacağına inanıyorum. Onun hayata tutunma çabası ve annesi Sevgili Begüm Uçar’ın sabrı ve azmi hepimize çok güzel bir örnek teşkil ediyor. Hikayesini tüm detayları ile bizimle paylaşan Begüm Hanım’a çok teşekkür ederim.

AA: Kısaca bize kendinizi tanıtır mısınız?
BU: Öncelikle bu blog için kendi adıma teşekkür ederim. 28 yaşındayım Turizm seyahat işletmeciliği mezunuyum ve 5 yıldır evliyim. Evlendikten 1 yıl sonra butik pastacılık serüvenime başladım. 1,5 yıl evden devam ettim işime ve dükkan açmaya karar verdim.

AA: Ne zaman, nasıl anne oldunuz?
BU: Bu arada çocuk istiyorduk ama bir türlü isteğimize ulaşamıyorduk. Sonunda kadın doğum uzmanımız tüp bebek tedavisine başlamamımızı önerdi ve hayatımız bununla beraber değişime uğradı. İlk denememizde başarılı sonuç aldık. Artık hamileydim ve çok mutluyduk. İş için dükkan tuttum ama 2 aylık hamileydim ve şiddetli bir kanama geçirdim ama bebeğim benimleydi. Hayata sıkı sıkı tutundu, kanamam devam ediyordu, hastanede ve evde tedaviyle yatarak 5.ayın sonuna geldim. Artık kanamam durmuştu. Herşey yolunda derken bir gece sancım başladı, açılma vardı ve yine yatmaya başladım. İki günde bir doktoruma muayeneye gidip geliyordum çünkü suyum da gelmişti. 7.ayıma girdiğim gün kontroldeydim ve doktorum bebeğimin suyu kalmadığını mecburen doğuma almaları gerektiğini söyledi. 31 haftalık canım kızım Alya’m dünyaya geldi. 20 gün kuvezde kaldı. Çok şükür hayati tehlikeyi yine yendi ve evimizdeydi. Alya şu an iki yaşında.

AA: Çocuğunuzdaki gıda alerjisi belirtilerini ilk ne zaman fark ettiniz?
BU: İlk 1 ay hiç sorun yoktu. Doktorumuz tepki vermemesini erken doğumuna bağladı. 1 ay sonunda şiddetli kusmalar, yeşil ve mukuslu kaka, solunum problemi başladı. Bazen kesintisiz en az 2 saat ağlama krizleri geçiriyordu.

AA: Teşhis koyulana kadar nasıl bir süreç geçirdiniz?
BU: Teşhisimiz aslında çocuk doktorumuz sayesinde çok geçmeden kondu. Bu konuda şanslı olanlardanız. Ancak bu sürede bizi yıpratan alerji teşhisi koyulurken girdiğimiz ultrasonda öğrendiklerimiz oldu. Kızımızın polikistik böbrek hastası olduğunu yani (2 böbrek ve karaciğerinde çok sayıda kist olduğunu) bunun da hipertansiyona yol açtığını ve sol kalp kapakçığının gevşek olduğunu öğrendik. Hayatımız alt üst olmuştu.

AA: Teşhis koyulduktan sonra nasıl bir yol izlediniz?
BU: Çocuk doktorumuz yolumuza alerji için bir Gastroenteroloji doktoruyla devam etmemizi söyledi. Prof.Dr.Tufan Kutlu’ya gittik ve şiddetli reflümüz olduğunu, yemek borusunda tahriş olduğunu söyledi ancak alerjiyle başa çıkarsak yani kaçak olmazsa reflüyü atlatacağımızı söyledi. Gerçekten de reflüyü 2 ayda yendik. Sadece mama ile besleniyordu o dönemde Alya hatta 15 aylık olana kadar tek gıdamız mamaydı diyebilirim. Her denememiz hüsranla sonuçlandı. Çok uzun süreli ishaller (en az 20 gün) yaşıyordu aynı zamanda ishale bağlı popoda egzama.

AA: Bu süreçte sizi en çok zorlayan etken ne oldu?
BU: Bu süreçte en çok bizi yıpratan olay alerjik gıda alımındaki huzursuzluktu. Çünkü alerjiden mi, böbrek sancısındanmı ağladığını ayırt etmek zor oluyordu. Tabi bu süreçte 2 anafilaksi olayımızda var. İlki pirinç unuyla yaptığım muhallebi, diğeri ise tamamen benim ihmalim olan çikolata. Misafirlikte arkadaşımın oğlu bebekte yesin diye vermiş:)) Şimdi gülüyorum belki ama o zaman inanın dünyam başıma yıkıldı, benim hatamdı. Yedikten 15 dk sonra ağzı sarı sarı köpürdü ve arabaya inene kadar bu devam etti yolda solunum durdu. Neyseki hastahane çok yakın, hemen müdahale edildi.

AA: Size bu süreçte en çok destek veren kişi kim oldu?
BU: Bana en büyük desteği eşim verdi. Yeri geldi benden çok araştırdı, alerji sitelerine üye oldu. Geçmiş yazışmaları ve sizin hazırladığınız dosyalar bölümünü ezberledi neredeyse.

AA: Zamanı geri çevirebilme şansınız olsaydı alerji ile mücadelenizde neyi yapmak ya da yapmamak isterdiniz?
BU: Keşke o günlere dönsem… Tek isteğim kızıma anne sütünü biraz daha vermek olurdu. Alya doğumda 20 gün küvezde kaldı demiştim, sonrasında geçirdiği zatürre nedeniyle tekrar yoğun bakıma alındı, o dönemde alerjisi için daha Tufan beye gitmemistik. Yoğun bakıma kızımı görmeye gittiğim anda ben içerdeyken kalbi durdu:(((( ve güldür güldür gelen sütüm azaldı. Tufan bey keselim tamamen nasılsa az dedi. Tek pişmanlığım diyebilirim.

AA: Bildiğim kadarı ile bir biorezonans denemeniz de oldu. Alerjiyi %100 iyileştirebileceği vadedilen bu yöntem ile ilgili deneyiminizi bizimle paylaşır mısınız?
BU: Hem bir arkadaşımız hem de forumlardaki yazışmalarda biorezonans tedavisini duyduk ve denemeye karar verdik. Baştan herşey tamamdı, alerji için en geç 6 ayda tedavi olacağımızı sadece kızımı seanslarda sabit tutmam gerektiğini söylediler. Küçük olduğu için zor olacağını biz de düşündük ama uyku saatlerinde burada uyutup yaparız dediler ve kanımızı verdik. Sonuçlar için çağırdıklarında yüzden fazla alerjene sahip olduğumuzu ve tedavinin belki de yıllarca sürebileceğini bunun da yüksek meblağlara mal olacağını anlattılar. Herşey baştan tamamdı bizi heveslendirdiler, sonradan böyle konuşmalarına eşim çok kızdı. Belki de diğer sağlık problemlerinden cesaret edemediler dedik. Araştırma yaptığım dönemde bu teknikle kesin sonuç alan çok az kişiye rastladım. Eğer gerçekten alerjinin tedavisi olsaydı, bence hiç beklenmezdi dünyada, bu konuda maddi manevi kazanacak çok insan var. Dediğim gibi en iyi ilaç zaman.

AA: Çocuğunuza alerjisini nasıl anlattınız? Bazı gıdaları yiyememesini nasıl açıkladınız?
BU: Şu an için çok sorun yaşamıyoruz. Gittiğimiz yerlerde ona göre yemek yapılıyor ya da ben yanımda götürüyorum. Ama aklı erdiğinde ben bu durumu çocuğa bilinçli olarak anlatılması taraftayım. Onlar pis yeme diyenler oldu tabi çevrede ama öyle demeyin sonuçta bir gün yiyecek o zamanda bu pis derse ne olacak diyenlerdenim.

AA: Alerji ile yeni tanışan annelere neler önerirsiniz?
BU: Tek çözüm telaş yapmadan sakin olmak. Evet hepimiz üzüldük, telaş yaptık. En iyi tedavi; iyi bir doktor ve zaman.

AA: Ülkemizde gıda alerjisinin daha iyi tanınması ve geniş kitlelerce anlayış gösterilmesi için sizce neler yapılmalı?
BU: Keşke çocuk doktorlarımız biraz daha bilinçli olabilse. Alerji adına bazen yurt dışında yazılan makaleleri okuyorum, ülkemizde neden olmasın diye içimden geçiriyorum. Bu tür araştırmalarla toplumun bilinçlendirilmesi gerek diye düşünüyorum.

AA: Son olarak eklemek istedikleriniz?
BU: Eklemek istediğim tek şey bazen anneler çok üzülüyor ve kendini yıpratıyor. Bu durum geçici bir süreç. Ben kızımın diğer rahatsızlıklarını düşününce ya da hastanelerde çaresiz anneleri görünce alerji ne ki diyorum. Hatta alerjimiz olduğu için sükrediyorum bazen, bu sayede diğer rahatsızlıkları meydana çıktı. Önceden tedbir aldık. Belki de çok daha kötü sonuçlarla karşılaşabilirdik. Alerji bizlerden korksun 🙂

image

Alerji Belirtileri Nelerdir?

DERİ

Ürtiker (kurdeşen), egzema (atopik dermatit), vücudun çeşitli bölgelerinde döküntü ve isilik tarzı kızarıklık, alacalı cilt görünümü, kaşıntı, kulak arkası kabuklanma, kafada konak tarzı kabuklanma, ciltte kuruluk ve pullanma, yanaklarda kızarıklık, göz, burun ve kulaklarda kaşınma, göz altı morlukları, gözlerde kızarıklık ve sulanma, göz altında ve kapaklarında şişme(anjiyoödem), alerjik göz nezlesi (konjonktivit)

image image image

image

SOLUNUM YOLLARI
Burun etlerinde şişme/tıkanıklık, şeffaf burun akıntısı, geniz akıntısı, sık hapşurma, alerjik rinit(alerjik nezle), astım, bronşit, tekrarlayan solunum yolları enfeksiyonları, tekrarlayan orta kulak iltihabı ve bademcik iltihabı, zatürre, sinüzit, hırıltılı/hışıltılı nefes, sık öksürük, nefes darlığı, ses kısılması veya kalınlaşması, havlama tarzı kuru öksürük, krup, geniz eti büyümesi, gece horlama, uyku apnesi

image image

SİNDİRİM SİSTEMİ
Mukuslu/ kanlı / köpüklü kaka (Bakınız “Kaka örnekleri” dosyası), cıvık ve kötü kokulu kaka, ishal, sık dışkılama, sert/topaklanan kaka, kabızlık, karın ağrısı, gaz sancısı, kolik, pişik, makat etrafında hare şeklinde kızarıklık ve pütürlenme/sivilcelenme, makatta çatlak, kakada gizli kan veya kalprotektin saptanması, mide bulantısı, fışkırır tarzda kusma, reflü ve gizli reflü belirtileri (Bakınız “Alerji Kökenli Reflü” dosyası)
Not: Sadece ağızdan alınan besin, ilaç ve katkı maddeleri gibi alerjenler sindirim sistemi üzerinde etki gösterir. Polen, ev akarı, ev tozu, küf mantarı, sigara dumanı vb. gibi diğer alerjenler sindirim sistemi kaynaklı tepki göstermez. Yani mukuslu kaka şikayetiniz varsa mutlaka ağızdan alınan alerjenler sorgulanmalıdır.

image image image

SİNİR SİSTEMİ
Hiperaktivite/dikkat eksikliği, agresyon/hırçınlık/saldırganlık, davranış bozuklukları, ince motor becerilerinde gelişim geriliği (kalem tutmak, yazı yazmak, makas tutmak, sınırlı boyama yapmak gibi), konuşma bozuklukları, depresyon, migren, insomnia(uykusuzluk), konsantrasyon eksikliği, dalgınlık/mahmurluk, hafızada zayıflama, zeka geriliği
Not: Besin alerjisi teşhisi koyulamaz veya çocuğun diyetinde kaçak olur ve uzun süre alerjen gıdaya maruz kalırsa sinir sistemi üzerindeki etkiler ortaya çıkar. Ancak bu etkiler kalıcı değildir, alerjen gıda kesildiğinde çocuk kısa süre içerisinde normale döner.

image image

DİĞER
Anjiyoödem (göz kapakları, ağız çevresi, genital bölge, el ve ayaklarda ödem), kulak çınlaması, kulaklarda dolgunluk hissi, baş dönmesi, özellikle uykuda aşırı terleme, sık uyanma, kilo alamama/gelişim geriliği, iştahsızlık, yemek seçme, ilerleyen yaşlarda şişmanlık, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, sırt ve boyun ağrısı, sık ve ani idrar yapma ihtiyacı, asitli idrar yapma yani idrarın değdiği yeri yakması/pişik yapması, gece alt ıslatma, idrar tutamama, genital bölgede kaşıntı ve akıntı, tekrarlayan sistit (idrar yolları enfeksiyonu)

image image image

ANAFİLAKSİ
Anafilaksi kişinin alerjen ile temasından sonra, 5 dakika ile 2 saat içerisinde ani oluşan ciddi ve hayati tehlike taşıyan bir alerjik reaksiyondur. Belirtileri şu şekilde ortaya çıkar; Ürtiker, anjiyoödem, deride kızarma/kabarma(flushing), kaşıntı, dudaklarda, dilde ve boğazda şişme, seste kalınlaşma, boğazda tıkanma hissi, öksürük, hırıltılı nefes(wheezing), nefes darlığı, solunum yetmezliği, yutkunmada veya konuşmada güçlük çekmek, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, kas spazmı, terleme, dışkı veya idrar kaçırma, kalp atışlarında düzensizlik, tansiyon ve nabızda düşme, hipotermi (vücut ısısında düşme), baş dönmesi, baş ağrısı, gözlerde kararma, bilinç kaybı ve tepkiler kontrol altına alınamazsa ölüm

Anafilakside unutulmaması gereken en önemli husus, reaksiyon gelişme hızı ne kadar fazla ise ölüm riski de o kadar yüksektir. Bu durumda çocuğa hemen adrenalin içeren Epipen oto enjektör uygulanmalıdır. (Bakınız “Epipen nasıl temin edilir“, “Epipen kullanma talimatı“, “Anafilaksi acil eylem planı“) Tepkiler hafiflemediği takdirde 10-15 dakika sonra ikinci bir Epipen uygulanabilir ancak enjektör kesin önleyici bir çözüm olmadığı için anında 112 aranıp Ambulans çağırılmalı ve çocuğun solunum desteği alması sağlanmalıdır. Bekleme süresinde çocuk düz bir zemine yatırılmalı, ayakları baş bölgesiden yukarıda kalacak şekilde yükseğe kaldırılmalı, olası kusma ve tıkanma ihtimaline karşı baş ve gövde yana çevirilmeli ve dilde şişme varsa parmak ile bastırılarak soluk borusunu kapatmasına engel olunmalıdır. Eğer kalp atışlarında düşme ile beraber hipotermi başladı ise vücüt ısısını korumak için çocuğun üzeri battaniye ile örtülmeli, sıcak bir ortamda tutulmalıdır. Hiç bir anafilatik şokun evde kendi kontrolünüzde geçirilebileceği düşünülmemelidir çünkü vücudu normal döngüsüne döndürmek için Epipen iğne yeterli olmayabilir. Bu durumda gereken diğer ilaçlar sadece bir sağlık ekibi tarafından uygulanabilir. Ağızdan alınan antihistaminikler daha geç kana karışacağı için şokun engellemesinde işe yaramaz.

image image image

Not: Dosyada bulunan bilgiler hiç bir çocuk üzerinde teşhis koymaya ve tedavi uygulamaya yeterli değildir. Sadece bilgilendirme maksadı ile paylaşılmış olup alerjik reaksiyon saptayan ailelerin en kısa sürede uzman bir hekime başvurması gerekir. Tepkileriniz daha çok sindirim sistemi kaynaklı ise bir Gastroenterolog, deri üzerinde ise Alerji uzmanı, solunum sistemi üzerinde ise Alerji ve Solunum Yolu Hastalıkları uzmanına başvurmanız daha hızlı sonuç almanızı sağlayacaktır.

Sonuçta her alerjili çocuğun tüm bu tepkileri göstereceği genellemesi yapılamaz. Alerjik bir çocuk bu tepkilerden sadece bir kaçını da gösterebilir. Alerji kişiye özeldir.

Kaynaklar:
-Dr.Theron Randolph ( Harvard Üniversitesi mezunu ünlü Alerji uzmanı, 1906-1995 )
-Dr.David Buscher (Dr.Randolph’un öğrencisi, halen Washington’da kendi kliniğinde görev yapıyor.)
-Dr.Doris Rapp “Is this your child? Discovering and Treating Unrecognized Allergies” kitabı
-Prof.Dr.Yonca Tabak’ın Çocuklar ve Alerji kitabı
-Prof.Dr.Esen Demir ve Prof.Dr.Haluk Çokuğraş’ın Alerji konulu makaleleri
-Prof.Dr.Özkan Karaman’ın Anafilaksi konulu makalesi
Alerji ile Yaşam Platformu üyelerinin bizzat çocuklarında tespit ettikleri belirtiler

Epipen Kullanma Talimatı

epipen3
EpiPen Jr Adrenalin Oto-Enjektör (0,15 mg) üzerindeki kullanma talimatının Türkçe çevirisidir:
Sadece adeleye enjekte etmek için kullanılır. Bir doz 0,15 mg Adrenalin içerir.
Lütfen kullanmadan önce kullanma talimatını okuyunuz. Çocukların erişemeyeceği bir yerde muhafaza ediniz. Enjektörü gün ışığından korumak için karton kutusunda saklayınız. 25°C üzerinde muhafaza etmeyiniz. Buzdolabı veya derin dondurucuda saklamayınız.
İçindekiler: 0,15 mg Adrenalin
Yardımcı Maddeler: Sodyum klorit , Sodyum Metabisülfit, Hidroklorik asit, su
Yeşil kutucuk içindeki pencereden görünen sıvının rengi solarsa ve değişirse iğneyi kullanmayınız, yenisini temin ediniz. İğnenin ucu turuncu renk ile gösterilen kısımdadır.
Kullanım Şekli:
1. Mavi renk güvenlik tıpasını çıkartın.
2. Turuncu renk ucu dış baldırdan yaklaşık 10 cm uzakta tutun ve kuvvetli bir şekilde dış baldır etine saplayın. (Klik sesi duyacaksınız.) İğneyi baldıra dik konumda sıkıca tutarak 10 saniye bekleyin.
3. Hemen Anafilaksi durumunu bildirerek Ambulans çağırın.

epipen1

Epipen Otoenjektör Nasıl Temin Edilir?

epipen

Ciddi alerjik reaksiyonlarda ortaya çıkan Anafilaksi durumunda acilen uygulanması gereken Epipen otoenjektör o anda çocuğun hayatını kurtarabilecek tek önlemdir. Özellikle yüksek IgE değerine sahip, ani alerjik reaksiyon gösteren çocuk ve yetişkinlerin yanında sürekli Epipen iğne taşıması tavsiye edilmektedir.

Peki Epipen iğne mevcut koşullarda nasıl temin edilir?
Türk Eczacılar Birliği’nin Ankara ve İstanbul’da bulunan şubelerine bizzat başvurarak aşağıdaki belgeler teslim edilmelidir. Bu illerin dışında ikamet edenler evrakları Ankara merkeze kargo ile göndermelidir.

– Doktorunuzun yazacağı reçete
– Devlet hastanesi onaylı sağlık kurulu raporu ve aslı gibidir onaylı fotokopisi
– Nüfus cüzdanı fotokopisi
– Hasta Bilgi formu
Hasta Bilgi Formu’na, başvuru yapılacak adres ve evraklarla ilgili detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Linkte yer alan “Evraklarda dikkat edilmesi gereken hususlar” çok önemlidir, keza evraktaki en ufak eksiklik nedeni ile rapor ve reçeteyi yeniden düzenletmeniz gerekebilir. Raporunuzun geçerlilik süresi bitmeden reçete tarihinden sonraki 20 gün içerisinde yapacağınız başvurular dikkate alınmaktadır.
http://www.teb.org.tr/content/1/Yurt-Dışından-İlaç-Temini

Kasım 2014 itibariyle Epipen Junior 0,15 mg oto enjektörün fiyatı 55 Euro’dur. Yetişkinler için kullanılan Epipen 0,3 mg oto enjektörün fiyatı ise 68 Euro’dur.
Bu ücreti ödememek için rapor kodunuzun T78.0, T78.2, X23 veya T63.4 olması gerekmektedir. Bunun dışındaki kodlar için devlet aşağıdaki katkı payını hastadan almaktadır.
SGK emeklilerinden %10 katkı payı alınmaktadır.
SGK çalışanlarından ise %20 katkı payı alınmaktadır.

image

Sağlık Raporu çıkartmak için zaman kaybetmek istemeyen aileler ücret bedelinin tamamını ödeyerek Epipen otoenjektör elde edebilirler. Bu durumda yine yukarıdaki diğer 3 evrak ile başvuru yapmaları yeterlidir. (Reçete, nüfus cüzdanı fotokopisi, hasta bilgi formu) Ödeme günlük kur üzerinden TL cinsinden yapılabilir. Yedek bulundurmak ya da okula teslim etmek için gereken ikinci Epipen’i devlet karşılamamaktadır, ücret hasta tarafından ödenerek reçete ile temin edilebilir. Eğer hasta ücretini kendisi temin edecekse reçetede doz iki miktar olarak belirtildiği sürette aynı anda iki iğne temin edilebilir.

Ankara ve İstanbul dışından başvuru yapan aileler başvuru evraklarını eczanelere teslim edebilir ancak Eczacılar Birliği bu işlemin temin süresini uzatabileceğini, bu yüzden bizzat başvuru yapılmasının daha hızlı sonuç verebileceğini belirtmiştir. Ankara ve İstanbul dışından yapılan başvurular için iğne adreslerine kargo ile gönderilecektir.

Uyarı: Epipen iğnenin kullanım süresi 1 yıllık olup, Kasım 2014 itibari ile Eczacılar Birliği’nin elinde Temmuz 2015 son kullanma tarihli iğne stoklarda mevcuttur.

epipen2

Görsel

Çizgi Film Önerisi: Köfte Yağmuru

image
“Alerjiyi çocuklarımıza nasıl anlatırız?” için örnek bir çizgi film; Köfte Yağmuru I. Film bir çok yiyemediğimiz gıda örneği içeriyor. Ben, çocuğumun bu gıdaları tanıması açısından filmin daha uygun olacağını düşündüm ama tercih tabi ki sizin. Filmin bir sahnesinde kız karakter fıstık alerjisi nedeni ile anafilaksi geçiriyor. Malesef anafilaksiyi çocuklarımıza görsellerle anlatmak epey zor, o yüzden bu film bizim çok işimize yaradı. Ancak çocuğunuz küçükse film uzun, sıkılabilir ya da bazı sahnelerden ürkebilir. Nacizane tavsiyem ebeveyn olarak filmi önce siz izleyin, gerekirse çocuğunuza sadece işinize yarayacak sahneleri izlettirin. İyi seyirler…