İsilik, Alerjik Döküntü, Ürtiker, Egzema ve Sinek Isırığı Birbirinden Nasıl Ayırt Edilebilir?

image

Yaz aylarının en sıcak günlerini yaşamaya başlamışken Alerji ile Yaşam Platformu‘nda en sık sorular arasında isilik en baş sırayı almış durumda. Peki isilik, alerjik döküntü, ürtiker, egzema ve sinek ısırığı birbirinden nasıl ayırt edilebilir? Çoğu zaman görünüm olarak ayırt etmek güç olsa da aralarındaki bazı farklar ve ortaya çıkış şekilleri alerjik çocuk sahibi ailelere yol gösterebilir.

İsilik

Vücuttaki ter gözenekleri tıkandığında, terin gözeneklerden yüzeye çıkamayıp deri altında sıkışması nedeniyle oluşur. Bu da deri üzerinde bazen renksiz bazense kırmızı renk toplu iğne başı kadar pütürcüklerin oluşmasına neden olur. Yetişkinlerden ziyade bebek ve küçük çocuklarda daha sık görülmesinin nedeni daha küçük gözeneklere sahip olmalarından kaynaklanır. İsilik koltuk altı, göğüs, karın, sırt, boyun, dirsek iç kısmı, diz arkaları, kasıklar, bez bölgesi ve saçlı deri dibi gibi sadece terleyen bölgelerde görülür. Kilolu bebeklerde deri katlanıp gözenekleri tıkadığı için daha sık ortaya çıkar. Terleme olmadığında veya duş sonrası gözenekler tekrar açıldığında isilikler de kendiliğinden sönecektir. Özellikle kırmızı renkli isilikler kaşıntı yapabilir, iltihap kaparsa yer yer daha büyük baloncuklar gözlenebilir. Kaşıntı nedeni ile baloncuklar patlar ve iltihap kaparsa hekiminize başvurup uygun bir losyon kullanmanız gerekebilir.

image

Kalın ve sıkı kıyafetlerden kaçınmak, sadece pamuklu kumaştan yapılan kıyafetler tercih etmek, çamaşırlar üzerinde deterjan kalıntısı kalmamasına dikkat etmek, banyo esnasında cildi iyi durulayıp şampuan kalıntısı bırakmamak, banyo sonrası cildi kaplayıp zor emilen yoğun yağlı nemlendiriciler kullanmamak, gözenekleri açık tutmak için sık sık sabunsuz su ile duş almak, denize girmek, ortam ısısını dengeleyerek terlemeyi kontrol altına almak, güneşe çok maruz kalmamak, tahriş olan bölgeleri kaşıyıp kanatmamak için bebeğin tırnak uzunluğunu kısa tutmak gibi önlemler alınabilir. Ayrıca terleyen bölgelerin havlu ile silinmesi sürtünme nedeni ile cildin irite olmasına da neden olabilir. Terli kıyafetler hemen kurusu ile değiştirilmeli, bebeğin katlanan deri bölgelerinin kuru kalmasına özen gösterilmelidir.

image

Alerjik Döküntü

İnsan derisi alerjik reaksiyonların gözlemlendiği organların başında gelir. Bunun nedeni deri üzerinde bulunan Mast hücrelerinin alerjik reaksiyonlarda Histamin denilen bir madde salgılamasıdır. Açığa çıkan histaminin etkisiyle kan damarlarında genişleme olur ve bunun sonucunda deride kızarıklık meydana gelir. Damarların geçirgenliği artar ve çeşitli proteinler içeren bir sıvı damar dışına sızarak burada kabarıklık olarak gözlemlediğimiz ödemi oluşturur. Bu sırada sinirlerden de yayılan bir uyarı ile kızarıklık çevreye doğru genişler ve beraberinde genellikle kaşıntı ve yanma duygusu hissedilir. Damar dışına çıkan sıvı, hücre aralarında biriktiğinde onları birbirine bağlayan bağlar gevşer ve bunun sonucunda Bül denilen küçük, içi su dolu kabarcıklar meydana gelir. Bu kabarcıklara halk arasında alerjik döküntü denir.

Alerjik döküntüler bir çok alerjen nedeni ile ortaya çıkabilir. Ev tozu, küf mantarları, kedi, köpek, kuş tüyleri, çeşitli ağaç, ot ve çayır polenleri, böcek ve haşereler, bazı parazitler, bazı gıdalar, çeşitli ilaçlar, güneş, rüzgar, soğuk, kirli hava ile çeşitli kimyasal maddeler gibi çok fazla sayıda madde alerjiyi başlatabilir. Alerjik döküntü vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabilir ve kişi alerjene maruz kaldığı müddetçe artarak devam eder. Alerjen ile temas kesildikten bir kaç gün içinde yavaş yavaş sönmeye başlar.

image

Ürtiker

Halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker, genelde tüm vücutta yaygın olarak görülen, ciltten hafif kabarık, sınırları genelde belirgin, farklı boyutlarda yuvarlak veya oval şeklinde, kızarık, bazen ortası soluk olabilen plakalardan oluşur. Kızaran bölgelerde kaşıntı, yanma ve batma hissi oluşur. Ürtiker üzerine elle bastırıldığında o bölgede kızarıklığın rengi beyaza döner. Ürtiker plakaları genelde bir kaç saat içinde belirli bir bölgede oluşup kaybolur, akabinde diğer bölgelerde tekrar ortaya çıkabilir ancak hiçbir zaman aynı yerde 24 saatten fazla kalmaz. Cilde uygulanan basınç, egzersiz, stres, sıcak su, güneş, soğuk su, soğuk hava, besin alerjileri, solunum yolu alerjileri, gıda katkı maddeleri, su, viral ve bakteriyal enfeksiyonlar, parazitler, böcek sokmaları, bazı ilaçlar, metal, kimyasallar, lateks, zehirli sarmaşık ve gıdalarla temas nedeni ile ortaya çıkabilir. Genellikle tetikleyici etken ile temastan bir kaç saat içinde ortaya çıkar ancak gecikmiş reaksiyon olarak da gözlemlenebilir. Bazı otoimmün hastalıklarda da kronik ürtiker görülebilir.

Tedavi olarak öncelikle tespit edilen tetikleyici etken kişiden uzaklaşılmalıdır. Besin alerjisinden şüphe duyuluyorsa tüketilen gıdalar günlük tutularak kayıt edilmeli ve ürtikerin ortaya çıkışı ile ilintili olabilecek gıdalar eliminasyon diyetine tabi tutulmalıdır. Bol pamuklu giysiler giyilmeli, ürtikerli bölgeye soğuk kompres uygulanmalı, maksimum 10 dakikalık ılık duş alınmalı, kurulama esnasında havlu cilde sürtülmemeli, banyo sonrası kolay emilen bir nemlendirici kullanılmalı, ortam ısısı dengelenmelidir. Bu tedbirlere ilaveten doktorunuzun önereceği antihistaminik ilaçlar da kulanılabilir. Doktorunuza başvurmadan önce çocuğunuzun beslenme ve ilaç çizelgesini, ortam değişikliklerini, ürtikerin ortaya çıkış zamanı ile ne kadar sürdüğünü günlük şeklinde not etmeniz faydalı olacaktır.

Ürtikerden farklı olarak, derideki kabarıklığın daha alt katmanlarda oluşmasına ise Anjioödem denir.  Anjiyoödemde üzerine basıldığında çökme olmayan, kızarıklığı ve keskin sınırları olmayan lezyonlar mevcuttur. Anjiyoödemde kaşıntıdan ziyade yanma, basınç ya da ağrı hissi gözlemlenir.  Dudak, dil, göz çevresi, el, ayak ve genital bölgelerde ortaya çıkar. Anafilaksinin belirtisi de olabileceği için hızla ortaya çıkan ve hastanın solunumunu engelleyen durumlarda Anafilaksi Acil Eylem Planı uygulanmalıdır.

image

Egzema

Halk arasında egzema olarak bilinen atopik dermatit çocuklarda daha sık görülen, tekrarlayan ve kaşıntılı lezyonlarla kendini gösteren kronik bir deri hastalığıdır. Deride kuruluk, hassasiyet ve kızarıklık şeklinde ortaya çıkar. Çocukların %10-20, erişkinlerin %1-3’ünü etkiler. Bebek ve çocuklarda tipik yerleşim yeri yüz, boyun, kollar ve bacakların dış yüzüdür. Daha büyük çocuklarda ve erişkinlerde ise dirseklerin iç yüzü ve dizlerin arkasında, saçlı deride, yer yer gövdede kuruluk ve pullanma şeklinde kendini gösterir. Egzema kronikleştikçe deride kalınlaşmalar ve tekrarlayan iltihaplı lezyonlar oluşur. Bebeklik çağında egzmalı hastaların yaklaşık %40’inde besin alerjisi saptanmıştır. Bu durumda alerjik besinin çocuğun diyetinden çıkarılması egzemada düzelme sağlayabilir. Çocuk ve erişkinlerde cilde temas eden alerjenler ve solunum yolu alerjileri de egzemaya neden olabilir. Ancak atopik dermatit her zaman alerjiden kaynaklanmaz.

Atopik dermatitin kesin bir tedavisi yoktur. Bazı hastalarda tetikleyici faktörler saptanabilirse bunlardan kaçınmak egzemayı hafifletebilir. Günlük etkin deri bakımı ile hastalığın kontrolü sağlanabilir. Tedavide derinin nemlendirilmesi temel ilkedir. Bu amaçla günde bir kez ılık suyla banyo yapılmalıdır. Banyo derideki alerjen ve tahriş edici maddeleri uzaklaştırıp enfeksiyona neden olabilecek mikroplardan arındırırır. Ayrıca suyun rahatlatıcı ve kaşıntıyı azaltıcı etkisi vardır. Ancak banyo suyu ılık olmalı, kese vb tahriş edici malzemeler kullanılmamalıdır. Sıcak su deride kızarıklığa yol açıp hassasiyeti artırabilir. Klasik sabun ve şampuanlar içerdikleri kimyasal veya alerjenler nedeniyle kullanılmamalıdır. (Bakınız; Şampuanlardaki Gizli Alerjenler) Gerektiğinde sadece hassas ciltler için nötral pH değerine sahip katkısız sabun ve şampuanlar kullanılabilir. Banyo sonrasında deri üzerindeki su damlaları yumuşak bir havluyla alınmalı; akabinde 3 dk. içinde tüm vücuda uygun bir nemlendirici uygulanarak nemin deri altına hapsolması sağlanmalıdır. Deri sürekli kuru ise gün içerisinde de nemlendirici birkaç kez daha sürülmelidir. Atopik dermatit, kaşıntıya neden olduğu için tırnakların kısa tutulması kaşıntıya bağlı deride oluşabilecek hasarı azaltmaya yardımcı olacaktır. Küçük bebeklerde geceleri kaşıntı nedeniyle deri zedelenmesini önlemek için pamuk eldivenler giydirilebilir. Uzun süre güneşe maruz kalmak hem cildi kurutur hem de vücut ısısını artırıp, terlemeye  yol açar ve egzema şikayetlerini artırabilir. Her zaman %100 pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. Yünlü, kalın, kaba veya sentetik kıyafetlerden kaçınılmalıdır. Mümkünse yünlü hiçbir şey kullanılmamalıdır (kazak, yorgan, yastık, yatak, oyuncak vb). Yeni alınan kıyafetler giyilmeden önce mutlaka yıkanmalıdır. Bu yıkama üretim veya paketleme sırasında kıyafetlerin üzerine bulaşan kimyasal maddelerden arındırılmasını sağlayacaktır. Çamaşırları yıkarken çift durulama yapılmalı, yumuşatıcı kullanılmamalıdır. Ancak kıyafetlerin kuruduktan sonra sertleşmemesi için kurutma makinası tercih edilebilir veya bol buharlı ütüleme işlemi uygulanabilir. Kat kat giyinme veya sıkı kıyafetler terlemeye neden olup atopik dermatitin alevlenmesine yol açabileceğinden tercih edilmemelidir. Yaz aylarında denizde yüzmek bazı atopik dermatit hastalarına iyi gelebilir. Denizden çıktıktan hemen sonra duş alınıp nemlendirici sürülmesi önerilir. Ancak akut egzeması olan çocuklar kesinlikle havuza girmemelidir. Sabun, köpük banyosu, parfüm, kozmetik, alkol içeren cilt ürünleri, suda fazla vakit geçirme, sıcak su, parmak ve hamur boyalarının şikayetleri artırabileceği unutulmamalıdır. Deri lezyonlarında kızarıklıkla birlikte sıcaklık artışı, içi sıvı dolu kabarcıklar veya sarı kabuklanmalar oluşmuşsa, ateş eşlik ediyorsa enfeksiyon işareti olabilir, bu durumda hemen doktora başvurulmalıdır.

image

Sinek / Böcek Isırıkları

Özellikle yaz aylarında artış gösteren böcek sokması nedeni ile oluşan reaksiyonlar her yaş gurubunda görülebilir ancak ince ciltleri ve bağışıklık sistemlerinin henüz tanımaması nedeniyle çocuklarda daha çok görülür. Sinek, sivrisinek, arı, pire, karınca vb. böcek ısırıkları alerjik reaksiyona neden olabilir. Böcek sokması sonucu ciltte görülen döküntüler çoğunlukla vücudumuzun giysilerle örtülmemiş bölgelerinde görülür. Bu özellik vücudumuzdaki diğer nedenlere bağlı deri döküntülerden ayrılmasında önemli bir ayrıntıdır. Çoğunlukla ilk böcek sokmasında ciltte ciddi bir reaksiyon görülmeyebilir ancak tekrarlayan sokmalarda cilt bulguları gittikçe belirginleşir. Çoğunlukla böcek sokmasından sonra 24 saat içinde o bölgede kaşıntılı bir kabarıklık görülür. Kısa süre içerisinde tekrarlayan böcek sokmalarında geniş bir alanda ürtiker plakaları oluşabilir. Yaş ilerledikçe böcek sokmalarına karşı cilt reaksiyonu çoğunlukla azalır, hatta tamamen ortadan kalkabilir. Böceğin soktuğu bölgede özellikle çocuklarda antibiyotik tedavisi gerektirecek lokal bakteriyel enfeksiyon gelişebilir. Sık olmasa da tüm vücutta şişme, tansiyon düşüklüğü ile beraber ortaya çıkan anafilaksi gibi ağır bir tablo ortaya çıkabilir. Böcek sokması olan bölgede kan dolaşımının yavaşlaması için soğuk kompres ve sokma sonrası oluşacak döküntüler için kaşıntı önleyici kremler kullanılabilir. Cilt reaksiyonu yaygınsa ve kaşıntı çoksa doktor onayı ile ağızdan antihistaminik ilaçlar kullanılabilir. Böcek sokmalarını önlemek için önce böceklerin çocuğun yaşam alanına girmesini engellemek gerekir. Böcek sokmasına karşı cilde sürülen losyonlar ve koku yayan sinek kovucular alerjik çocuklarda kesinlikle kullanılmamalıdır. Bunun yerine sesle çalışan elektronik sinek kovucular kullanılabilir. Eve sineklik taktırmak, özellikle bebekler için cibinlik kullanmak bir alternatif yöntem olabilir. Arı/böcek sokmalarına alerjisi olan bir kişinin yanında Epipen oto-enjektör taşıması gereklidir.

image

Yardımcı Kaynaklar: American College of Allergy, Asthma & Immunology, American Academy of Dermatology, MedicineNet, Mayo Clinic, Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, İstanbul Tıp Fakültesi Arşivi, Çocuklarda Alerjik Hastalıkların Teşhis ve Tedavisi Webinarı

Reklamlar

Alerji Belirtileri Nelerdir?

DERİ

Ürtiker (kurdeşen), egzema (atopik dermatit), vücudun çeşitli bölgelerinde döküntü ve isilik tarzı kızarıklık, alacalı cilt görünümü, kaşıntı, kulak arkası kabuklanma, kafada konak tarzı kabuklanma, ciltte kuruluk ve pullanma, yanaklarda kızarıklık, göz, burun ve kulaklarda kaşınma, göz altı morlukları, gözlerde kızarıklık ve sulanma, göz altında ve kapaklarında şişme(anjiyoödem), alerjik göz nezlesi (konjonktivit)

image image image

image

SOLUNUM YOLLARI
Burun etlerinde şişme/tıkanıklık, şeffaf burun akıntısı, geniz akıntısı, sık hapşurma, alerjik rinit(alerjik nezle), astım, bronşit, tekrarlayan solunum yolları enfeksiyonları, tekrarlayan orta kulak iltihabı ve bademcik iltihabı, zatürre, sinüzit, hırıltılı/hışıltılı nefes, sık öksürük, nefes darlığı, ses kısılması veya kalınlaşması, havlama tarzı kuru öksürük, krup, geniz eti büyümesi, gece horlama, uyku apnesi

image image

SİNDİRİM SİSTEMİ
Mukuslu/ kanlı / köpüklü kaka (Bakınız “Kaka örnekleri” dosyası), cıvık ve kötü kokulu kaka, ishal, sık dışkılama, sert/topaklanan kaka, kabızlık, karın ağrısı, gaz sancısı, kolik, pişik, makat etrafında hare şeklinde kızarıklık ve pütürlenme/sivilcelenme, makatta çatlak, kakada gizli kan veya kalprotektin saptanması, mide bulantısı, fışkırır tarzda kusma, reflü ve gizli reflü belirtileri (Bakınız “Alerji Kökenli Reflü” dosyası)
Not: Sadece ağızdan alınan besin, ilaç ve katkı maddeleri gibi alerjenler sindirim sistemi üzerinde etki gösterir. Polen, ev akarı, ev tozu, küf mantarı, sigara dumanı vb. gibi diğer alerjenler sindirim sistemi kaynaklı tepki göstermez. Yani mukuslu kaka şikayetiniz varsa mutlaka ağızdan alınan alerjenler sorgulanmalıdır.

image image image

SİNİR SİSTEMİ
Hiperaktivite/dikkat eksikliği, agresyon/hırçınlık/saldırganlık, davranış bozuklukları, ince motor becerilerinde gelişim geriliği (kalem tutmak, yazı yazmak, makas tutmak, sınırlı boyama yapmak gibi), konuşma bozuklukları, depresyon, migren, insomnia(uykusuzluk), konsantrasyon eksikliği, dalgınlık/mahmurluk, hafızada zayıflama, zeka geriliği
Not: Besin alerjisi teşhisi koyulamaz veya çocuğun diyetinde kaçak olur ve uzun süre alerjen gıdaya maruz kalırsa sinir sistemi üzerindeki etkiler ortaya çıkar. Ancak bu etkiler kalıcı değildir, alerjen gıda kesildiğinde çocuk kısa süre içerisinde normale döner.

image image

DİĞER
Anjiyoödem (göz kapakları, ağız çevresi, genital bölge, el ve ayaklarda ödem), kulak çınlaması, kulaklarda dolgunluk hissi, baş dönmesi, özellikle uykuda aşırı terleme, sık uyanma, kilo alamama/gelişim geriliği, iştahsızlık, yemek seçme, ilerleyen yaşlarda şişmanlık, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, sırt ve boyun ağrısı, sık ve ani idrar yapma ihtiyacı, asitli idrar yapma yani idrarın değdiği yeri yakması/pişik yapması, gece alt ıslatma, idrar tutamama, genital bölgede kaşıntı ve akıntı, tekrarlayan sistit (idrar yolları enfeksiyonu)

image image image

ANAFİLAKSİ
Anafilaksi kişinin alerjen ile temasından sonra, 5 dakika ile 2 saat içerisinde ani oluşan ciddi ve hayati tehlike taşıyan bir alerjik reaksiyondur. Belirtileri şu şekilde ortaya çıkar; Ürtiker, anjiyoödem, deride kızarma/kabarma(flushing), kaşıntı, dudaklarda, dilde ve boğazda şişme, seste kalınlaşma, boğazda tıkanma hissi, öksürük, hırıltılı nefes(wheezing), nefes darlığı, solunum yetmezliği, yutkunmada veya konuşmada güçlük çekmek, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, kas spazmı, terleme, dışkı veya idrar kaçırma, kalp atışlarında düzensizlik, tansiyon ve nabızda düşme, hipotermi (vücut ısısında düşme), baş dönmesi, baş ağrısı, gözlerde kararma, bilinç kaybı ve tepkiler kontrol altına alınamazsa ölüm

Anafilakside unutulmaması gereken en önemli husus, reaksiyon gelişme hızı ne kadar fazla ise ölüm riski de o kadar yüksektir. Bu durumda çocuğa hemen adrenalin içeren Epipen oto enjektör uygulanmalıdır. (Bakınız “Epipen nasıl temin edilir“, “Epipen kullanma talimatı“, “Anafilaksi acil eylem planı“) Tepkiler hafiflemediği takdirde 10-15 dakika sonra ikinci bir Epipen uygulanabilir ancak enjektör kesin önleyici bir çözüm olmadığı için anında 112 aranıp Ambulans çağırılmalı ve çocuğun solunum desteği alması sağlanmalıdır. Bekleme süresinde çocuk düz bir zemine yatırılmalı, ayakları baş bölgesiden yukarıda kalacak şekilde yükseğe kaldırılmalı, olası kusma ve tıkanma ihtimaline karşı baş ve gövde yana çevirilmeli ve dilde şişme varsa parmak ile bastırılarak soluk borusunu kapatmasına engel olunmalıdır. Eğer kalp atışlarında düşme ile beraber hipotermi başladı ise vücüt ısısını korumak için çocuğun üzeri battaniye ile örtülmeli, sıcak bir ortamda tutulmalıdır. Hiç bir anafilatik şokun evde kendi kontrolünüzde geçirilebileceği düşünülmemelidir çünkü vücudu normal döngüsüne döndürmek için Epipen iğne yeterli olmayabilir. Bu durumda gereken diğer ilaçlar sadece bir sağlık ekibi tarafından uygulanabilir. Ağızdan alınan antihistaminikler daha geç kana karışacağı için şokun engellemesinde işe yaramaz.

image image image

Not: Dosyada bulunan bilgiler hiç bir çocuk üzerinde teşhis koymaya ve tedavi uygulamaya yeterli değildir. Sadece bilgilendirme maksadı ile paylaşılmış olup alerjik reaksiyon saptayan ailelerin en kısa sürede uzman bir hekime başvurması gerekir. Tepkileriniz daha çok sindirim sistemi kaynaklı ise bir Gastroenterolog, deri üzerinde ise Alerji uzmanı, solunum sistemi üzerinde ise Alerji ve Solunum Yolu Hastalıkları uzmanına başvurmanız daha hızlı sonuç almanızı sağlayacaktır.

Sonuçta her alerjili çocuğun tüm bu tepkileri göstereceği genellemesi yapılamaz. Alerjik bir çocuk bu tepkilerden sadece bir kaçını da gösterebilir. Alerji kişiye özeldir.

Kaynaklar:
-Dr.Theron Randolph ( Harvard Üniversitesi mezunu ünlü Alerji uzmanı, 1906-1995 )
-Dr.David Buscher (Dr.Randolph’un öğrencisi, halen Washington’da kendi kliniğinde görev yapıyor.)
-Dr.Doris Rapp “Is this your child? Discovering and Treating Unrecognized Allergies” kitabı
-Prof.Dr.Yonca Tabak’ın Çocuklar ve Alerji kitabı
-Prof.Dr.Esen Demir ve Prof.Dr.Haluk Çokuğraş’ın Alerji konulu makaleleri
-Prof.Dr.Özkan Karaman’ın Anafilaksi konulu makalesi
Alerji ile Yaşam Platformu üyelerinin bizzat çocuklarında tespit ettikleri belirtiler